Bu şiir sevgili dostum Ali Aydın Çiçek tarafından yazılmıştır. Kendisinin onayını alarak sitemde yayınlıyorum.

REŞO

-I-

Yasaklar çoktan kanatmıştı
o uzak ülkede acıdan
ve özlemden nasırlaşmış yürekleri…
Nedensiz değildi
geceden
sabaha dek süren silah sesleri
ve korkular…
Bir çocuk yüreği düşünün
korkunun,
ve silah seslerinin arasında.
Bir çocuk yüreği
koyun yününden yapılmış
kalınca bir yorgan altında
kan,
ve ter içinde…

Adım Reşo,
eski
ve yitik bir köyde
karanlık bir gecede doğmuşum.
Ve ondan babam
adımı kara anlamına gelen Reşo koymuş.
Reşo…
Adım gibi
bahtım
ve yaşamın da reş/kara oldu.

Babam.
köy koruyucusuydu
dışarda silah sesleri duyulduğunda
o hiçbir zaman evde olmazdı…
hiçbir zaman…
Babam,
yani köylülerin deyişiyle; Mehemedo…
Çoban Mehemedo,
aç Mehemedo,
muhtaç Mehemedo,
koruyucu Mehemedo,
hain Mehemedo…

Velhasıl,
Mehemedo kirletmiştir vicdanını
ve kimliğini
bir kuru e(k)mek için…

-II-

Nedensiz değildi
Mehemedo’nun eline
silah alıp kardeşine çevirmesi.
Nedensiz değildi
gizliden gizliye bir köşeye sinip
her gece ağlaması.
Nedensiz değildi
yasaklı dilinden
Kürtçe ağıtlar yakması saatlerce.
Ve nedensiz değildi
kuru bir ekmeği
Ve çocuklarının gözlerinde
sevinci kucaklaması…

O dağ köyünde
Sessizlik bir ölüm uykusuydu
Reşo’ların bahtı
kafesteki yaralı bir kuş kalbiydi.
Kader yoktu,
tıpkı yarına dair
umutların olmaması gibi.
Evden çıkarsın
ve bir daha geri dön(e)mesin…
Geride yaşlı
ve hüzünlü gözler kalır,
suya iz bırakırcasına
gidilen yüzlerin ardından.
More >