cemil çiçek Cemil Çiçek‘le ilgili 1 yıl kadar önce Apolitik.Org‘da yazı yazmıştım. O dönem Cemil Çiçek, DTP’nin seçimlerde Iğdır’ı almasından sonra yaptığı açıklamada “Iğdır’ı da aldılar, Ermenistan kapısına kadar dayandılar…” demişti. Ben de Cemil Çiçek‘in ırkçılık ve insan hakları konusunda ders alması konusunda çağrı yapmıştım. Tabi ki çağrıma herhangi bir cevap vermedi Sayın Çiçek. 1 yıl sonra tekrar Cemil Çiçek ile ilgili yazı yazıyorum “maalesef” :) Şimdi yeni bir ders daha alması gerekiyor : Cinsiyetçilik…

Cemil Çiçek’in, BDP Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir‘in son açıklamalarına atfen verdiği cevabı okuduğum zaman hem kızardım hem de “Cemil Çiçek bu şaşırmam” dedim. Gerçekten de öyle, bence “Cemil Çiçek insanı” diyet kavram söylebiliriz. :) Kendisi militarist siyasetin temel direklerinden biriydi zaten zamanında. Bir arkadaşım onun için “….bu adam havayı çok iyi kokluyor, kim iktidara doğru yürüyorsa o hareketin içerisinde, ANAP’tayken de böyleydi…” demişti. Gerçektende öyle, Cemil Çiçek’in çok “renkli” siyasal hayatı bu dönemde kişilik dönüşümüne yol açıyor. Veya kişilik bozulumuna yol açabiliyor… Osman Baydemir Tunceli’de düzenlenen festivalde şöyle soruyor; “Türk bayrağının yanında sarı-kırmızı-yeşil bayrak da belediye önlerine asılsa ne olur.” Beğenmeyebilirsiniz belki. Dersiniz ki “çıldırmış bu“, “olamaz, imkansız” veya “istemezuk” da diyebilirsiniz. Ama neden istemediğinizi anlatabilirsiniz. Osman Baydemir bu sözleriyle birçok kişi sarstığı bir gerçek, birileri için bu “birlikte yaşama iradesine saygısızlık” veya “bölücülük” birileri içinse “olması gereken bu” diye nitelendirilecek. Tüm fikirlerin ortaya konulduğu, herkesin sözlerini söylediği bir ortam olması güzel değil mi?… Neyse

Cemil Çiçek ne demiş peki? “Organları yer değiştiren bir adam da yerli yersiz konuşmuş yine” Cemil Çiçek, politik üslup konusunda herhangi bir ders almadığını daha önceki deneyimlerinden biliyorduk… Bu açıklamalarıyla yeni bir ders alması konusunda hem fikir oldum: Cinsiyetçilik… Fatmagül Berktay bu konuda ders verebilir kendisine, en azından başlıklar halinde… Bir de işin politik yönü var ki, bana göre en çok tartışılması gereken konu bu. Cemil Çiçek neden bu kadar öfkeleniyor? Cemil Çiçek’in cinsiyetçilikten tutunda, politik hakaretlerinin temel sebebi ne? Bana göre BDP siyasetinin, bulundukları coğrafyada kısmi olarak öz-yönetim anlayışını pratikleştirmesinden kaynaklı. Cemil Çiçek, BDP’nin etkin olduğu alanlarda “devlet otorite”sinin ciddi oranda sarsıldığının farkında. Farkında ki bu kadar öfkeleniyor. Kürtlerin özgürlüklerini ufak adımlarla değil, büyük adımlarla atıyor bu yüzden olabilir. Cemil Çiçek, gerçekten korkuyor. Çünkü, burjuva demokrasisine karşı halk demokrasisinin uygulandığı coğrafya da devlet otoritesinin sarsıldığını görüyor.

Kişisel olarak Cemil Çiçek’in son açıklamalarından hiç şaşkınlık duymuyorum. Olağan karşılamak gerekiyor. Görülen o ki, Anasaya Referandumu konusunda Hayır cephesi ile boykot cephesinin AKP’nin oluşturduğu evet cephesini zorluyor. İşin en ilginç yanı, AKP’liler, BDP’lilerin her cümlesini, hareketini dikkatli bir şekilde takip ediyor.  AKP’nin tek umudu sanırım BDP’lilerin yapacağı “gafa” bağlı… Bu yüzden Cemil Çiçek’in son açıklamalarını buna bağlayabiliriz… Anasaya Referandumu yaklaştıkça bu tür açıklamalarla çok karşılacağız demek ki :)

Takip edeceğiz :)