> Kolumun üstüne yattığımı farkettim. Yatarken hiçbirşey farkedemiyorsun maalesef. Şimdi?…  Ağrısından öldüm, sızlandım.

> Sabah 9-10′dan önce kahvaltı yapamıyorum. Bu sabahta yapamadım.

> Otobüs durağına doğru giderken, kaza olduğunu farkettim. Otobüs döner kavşağın üzerinden çıkarak başka bir araca çarpmış.

> Okuldaydım bugün, ulusalcılığı ile ünlü bir hocanın dersini sabah sabah dinlemek zorunda kaldım. Bağırdığı an, Yalçın Küçük’ün kullandığı kalpağın aynısını hediye etmek istedim.

> Okula ilk defa çanta götürmeden gitmiştim, bir arkadaşım farketti. Şaşırdı. Ben de şaşırdım.

> İletişim Teknolojileri, Küreselleşme ve Kültür adlı derse giremedim.

> Bugün farkettim : İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsüne bu aralar çok gider oldum. Bir an kendimi çok “Bilgili” gördüm.

> Topkapı’ya gittim bugün. Ve şunu gördüm; devasa plazaların altında beyaz gömlekli kol emekçileri!

> Taksim’den kopamadığımı farkettim eve gelirken, arkadaşlarım çağırdı, gidemedim. Gitseydim keşke. Neyse bu bölümü okuyacaklardır: Affedin gençler, dostunuz yorgundu!

> Bu yazıları okuduğunuz an ben Atilla Özsever‘in Tekelci Medya’da Örgütsüz Gazeteci kitabını bitirmiş olacağım